Blogspot

Toplumsal Kutuplaşma Hareketleri

toplumsal kutuplasma - Toplumsal Kutuplaşma Hareketleri

Bu yıl toplumsal kutuplaşma çok fazla artabilir. Futbol ile başlayan süreç, Atatürk üzerinden ve hilâfet bayrağı ile devam etti. Şimdi de Fatih camii imamı ve bir öğrencisi cami içinde bıçaklandı. Toplumun sinir uçlarıyla oynuyorlar.

Bir sağdan bir soldan misali. Hepsi provokasyon kokan hareketler. İsrail, ülkemizi içeriden karıştırmaya çalışıyor. Birileri de buna zemin hazırlıyor. İtidalli ve sakin olmakta fayda var. Bundan sonraki fevri ve duygusal her adım sıkıntı teşkil edebilir.

İstanbul Fatih Camii’nde bıçaklı saldırıya uğrayan cami imamı Galip Usta ile cami cemaatinden Bilal Erdem’e geçmiş olsun. Ülkemizde bir daha böyle şiddet ve provokasyon olaylarının olmamasını temenni ediyoruz. Tek tesellimiz camide, savunmasız bir din adamının kanını dökecek kadar gözü dönmüş bu meczubun yakalanmış olmasıdır.

Saldırının bireysel mi, siyasi mi yoksa bir örgütle mi ilişkili olduğu elbet ortaya çıkarılacaktır. Toplumumuzun sinir uçlarının ve kutuplaşma alanlarının rahatsız edildiği son dönemde adaletin hızı ve doğru tecellisi son derece önemlidir.

Önceden kutuplaşma yoktu.

Çünkü bu ülkedeki her şey tek elden yönetiliyordu. Bu ülkenin öz evlatlarının bu topraklar üzerinde konuşma hakkı yoktu. Din özgürlüğü yoktu, dil özgürlüğü yoktu, okuma özgürlüğü yoktu, giyindiği elbiseye ve bıraktığı Sakala dahi karışılıyordu.

Diğer taraftan bu ülkenin geçmişinde zerre kadar hizmeti ve katkısı olmayan, sonradan toplum yapımıza eklenen Siyonist Yahudiler, kripto Sabetaylar, kırma İngilizler, gizli Ermeniler, laik ateistler ve bunlarla işbirliği yapanlar bu topraklarda tek başlarına hüküm sürüyorlardı. 90 sene boyunca asil de onlardı asıl da onlardı.

Bu ülkedeki tüm garibanlar onlara çalışıyordu. Her şeyin en iyisini onlar yiyordu, onlar giyiniyordu. Deniz kenarındaki yalılarda, en lüks semtlerdeki villalarda onlar oturuyordu. Başarılı olmak için hiçbir çaba göstermelerine gerek yoktu çünkü onlar seçilmiş ailelerin çocuklarıydı.

Onlar çağdaştı, onlar eğitimli idi, onlar öğretmendi, onlar mühendisti, onlar bürokrattı, onlar yöneticiydi, onlar yazardı, onlar çizerdi,  onlar sanatçıydı. Kibar da onlardı, nezihte onlardı. Dünyadaki en mükemmel özellikler onlardaydı sanki. Onlar ne derlerse o oluyordu.

Son 20 yılda bu ülkenin öz evlatlarına, ellerinden alınan en insani ve en sıradan özgürlükleri yeniden iade edildi. Onlara hiç kimsenin kulu ve kölesi olmadıkları hatırlatıldı. Zaman zaman yalan yazan tarihten dem vurarak 600 sene boyunca 3 kıtaya hükmeden soylu ve güçlü dedeleri onlara hatırlatıldı. Ülkedeki bütün tabular alt üst oldu.

Artık bu topraklar üzerinde bu ülkenin gerçek sahiplerinin de sesi çıkıyor. Dolayısıyla kutuplaşma baş gösteriyor. Kutuplaşma baş gösterirken aynı zamanda, insanları ötekileştiren iki kardeşi bile birbirine düşüren particilik de eski hükmünü kaybediyor.

Artık bu ülkede insanlar vatansever ve vatan haini olarak iki kutba ayrılıyor. 90 yıllık vesayet sisteminin, haram mirasyedileri için üzgünüz ama artık bu ülkede ve bu coğrafyada, bu ülkenin öz evlatlarının borusu ötecek.

***

Yorum Yaz

Yorum göndermek için buraya tıklayın

Web Site Hakkında

Sivrihisar Web Medya

Sivrihisar Şehrengizi

sivrihisar sehrengizi 1 - Toplumsal Kutuplaşma Hareketleri

Gönül Dağı Dizi Film

dizi