Mesut Akdağ

Ramazan’ı Misafir Edebilmek

Ramazan’ı Misafir Edebilmek

Ramazan’ın evlerimize misafir olması bütün ailecek sahura kalkıp oruç tutmamız ve akşam da hep beraber iftar açmamız yani ailecek Ramazan’ı oruç tutarak ve beraberce Kur’an okuyarak Ramazan’ı geçirirsek, ailecek cemaatle namaz kılarsak, dolu dolu Ramazan’ı evimizde yaşarsak Ramazan’ı evimizde misafir etmiş oluruz.

Ramazan’ın evimizde dolu dolu yaşanması demek, her şeyden önce günlük hayatımızdaki ve evimizdeki alışkanlıklarımızı bir kenarı bırakıp ailecek dini sohbet, tespih, Kur’an okumak, oruç tutmak, muhabbet etmek gibi faaliyetler yapmaktır. Ramazan’ı diğer aylardan farklı geçirmektir.

Evimizin Ramazan’a misafir olması, Ramazan’ın rahmet ziyalarının evimizi nurlandırmasıdır. Rahmetin ev halkında merhamete dönüşmesidir. Ramazan’ın gelmesi ile birlikte ev halkı zamanını bilhassa akşamları iftardan sonra birbirleriyle geçirip sevgi, saygı dolu sözcüklerle muhabbet ederlerse evimiz Ramazan’a misafir olmuş olur.

Ramazan’ın caddelerimize, marketlere, iş yerlerine misafir olması, paylaşma, yardımlaşma, herkesin birbirine bağışlayıcı, müsamahakâr, affedici, raif, şefkatli hallerle birbirlerine selam verip ilişkilerde bulunması, fakir fukaraların ve yetimlerin gözetilmesi, ihtiyaç sahiplerinin eksikleri giderilmesi, küskünlerin barışması kısaca rahmetin halka halka caddelerde, mahallelerde, çarşı ve dükkanlarda yayılıp tezahür etmesidir.

Yardımlaşma

Ramazan alış-verişini yaparken “Ey Âdemoğulları! Her namaz kılacağınızda güzelce giyinin, yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (A’raf 7/31) ayetini kendimize düstur edinip israftan uzak Ramazan’a yakışır bir şekilde alış-veriş yapmalıyız. Bu alış-verişte kendimize aldığımız kadar yoksul ve yetimlere de almamızdır.

“Hiçbiriniz (bilhassa) oruçlu olduğu gün, çirkin söz söylemesin ve kimse ile çekişmesin. Eğer biri, kendisine söver veya çatarsa; «ben oruçluyum» desin.” (Buhârî, Savm, 9) hadis-i şerifinin tüm gönüllerde, cadde ve çarşı pazarda hâkim olması ile Ramazan buralara misafir olur. Bunların da Ramazan’a misafir olması için cadde ve dükkanların insanları günaha götürecek ve Ramazan’a saygısızlık olarak atfedilecek her türlü kötü davranış ve günahlardan kendilerini arındırması gerekir.

Ve Kadir Gecesi

Ramazan on bir ayın sultanı derken kazanımlarıyla on bir aya hatta bir ömre bedel olması kastedilmektedir. Ramazan ayında yapılan ibadetler, çok küçük bir sevap olsa bile en az yetmiş sevap yazılıyor. Bilhassa bin aydan hayırlı olan Kadir gecesinde sevapların karşılığını tasavvur edemeyiz. Ramazan bu sebeple rahmet, bereket, af, mağfiret ve feyiz ayıdır.

“Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır.” (Buhârî, Savm 5) hadisinde olduğu gibi Ramazan’ın böylesine mübarek olmasının ve diğer aylardan faziletli olmasının sebebi içinde gizlediği bin aydan daha hayırlı olan ve Kur’an’ın indiği Kadir gecesi ve sadece farz olarak kendisine münhasır olan oruç ibadetinin bulunmasındandır.

Bilhassa Kadir gecesi istiridye içindeki inci tanesi gibidir. Kendisi sade bir kabuktur fakat içinde sakladığı inci sebebiyle insanlar istiridyeyi çıkarmak için bin bir meşakkate katlanarak hatta ölümü göze alarak denizin tehlikeli sularına dalarlar. İnciyi almak için ilk önce istiridyeyi bulup onu bin bir itina ile denizin altından çıkarırlar.

İşte, inci avcılarının istiridyeye değer verdikleri gibi bizler de şu dünyadaki en değerli ve paha biçilmez olan Kadir gecesinin bitmek bilmeyen hazinelerinden istifade edebilmemiz için başta oruç ve Kur’an olmak üzere ibadet, taat, birbirimize şefkat, merhamet göstererek, fakir fukaranın ve yetimin haklarını gözeterek Ramazan’ı gönüllerimize, evimize, mahallemize, cadde ve çarşılarımıza misafir edip kendimiz de ona misafir olalım.

Mesut AKDAĞ

mesut akdag - Ramazan’ı Misafir Edebilmek

Yorum Yaz

Yorum göndermek için buraya tıklayın

Web Site Hakkında

Sivrihisar Web Medya

Sivrihisar Şehrengizi

sivrihisar sehrengizi 1 - Ramazan’ı Misafir Edebilmek

Gönül Dağı Dizi Film

dizi