Arşiv

Nasreddin Hocayı Anmak ve Anlamak

Nasreddin Hocayı Anmak ve Anlamak

Bilindiği gibi her sene Haziran ayı sonu ve Temmuz ayı başlarında Eskişehir’in Sivrihisar İlçesinde dört dönemdir “Uluslararası Nasreddin Hoca Kültür ve Sanat Festivali” adı altında etkinlik düzenlenmektedir.

Bu tür anma programlarının elbette yapacağı çağrışım bakımından ismi de önemlidir. Esasen önemli olan içeriğidir. Nelerin yapıldığı, nelerin yapılamadığıdır. Acaba Hocamızın ismine ve şahsına yakışır hangi etkinlikler yapıldı? Yapılamayan nedir? Bunların muhasebesinin yapılıp, güzelliklerin ortaya çıkarılıp o noktalara eğilmek daha yararlı olacaktır.

Nasreddin Hoca her şeyden önce Âlim, Mürebbi, Sofi, Mutasavvıf, Muvahhit, Mütehallık bir kişidir. Pek çok Âlimden ders almış, özellikle Akşehir’de metfun Seyyid Mahmut Hayranî Hazretlerinden nasiplenmiştir. O’na atfen söylenen pek çok fıkranın sonradan uydurulduğu bir gerçektir. Zira Kuran’a, Sünnete, Ahlaka mugayir bir sözü-tavrı, Nasreddin Hocadan beklemek onu tanımamak demektir.

Nasreddin Hoca’ya mal edilen fıkraların bazılarının ahlak dışı olduğu görülür. Müslüman Türk halkının, başta dini inancı olmak üzere ahlak anlayışı, gelenek ve görenekleriyle bağdaşmayan bu tür fıkraların Nasreddin Hoca’ya ait olmadığı, sonradan hocaya mal edildiği bir gerçektir.

Hoca sözleriyle, fıkralarıyla hem güldüren hem de eğiten bir muallimdir. Fıkraları yıkıcı değil yapıcıdır. İyi niyet timsalidir. Bu özelliklerinden dolayı asırlardır sevgisi geniş halk kitleleri tarafından yaşatıla gelmiştir. Bundan sonraki etkinlikler de Nasreddin Hoca’nın tüm yönleriyle tanıtılıp anılması gerekir.

Nasreddin Hoca salt bir mizah ustası olmayıp çok yönlü bir âlimdir. Her geçen yıl hocanın daha iyi anlaşılıp, daha iyi anılıp tanıtılacağına inanıyorum. Bu noktadan hareketle Nasreddin Hocayı anma etkinlikleriyle ilgili isim değişikliği isabetli olacaktır. İnşaAllah bu değişikler etkinlik ve kutlamaların esasına da yansır. Gerçek anlamda hocayı anmış ve anlamış oluruz.

Nasrettin Hoca, hakkında inceleme yapan pek çok yazara göre “sanatının felsefesini fıkraları ile açıklayan bir filozoftur.” Onun pek çok kaynakta “hâkim”, “bilge” olarak tanıtıldığını “Halkın akıl danıştığı akilment ve danişment dediği kişilerden biri” olduğunu biliyoruz. Felsefenin “Sofia=Bilgelik=Hikmet” anlamına geldiğini de düşünecek olursak bu tip nitelemelerin neden Hoca için de yapıldığını anlamakta zorlanmayız.

Felsefenin temel konuları, bilindiği gibi “Allah-Evren-Toplum-İnsan…” meseleleridir. Bu meseleler Hocanın fıkralarında tamamen yer alan konulardır. Bu yüzden Nasreddin Hoca, sistematik anlamda bir felsefeci sayılmasa bile fıkralarındaki “hikmetli söyleyişler” itibariyle bir “halk filozofu” olarak görülebilir.

Hocanın bu yönüne dikkat çeken Ziya Gökalp, bu yüzden Hocanın fıkracı yönünü “nekre-gûluk” kavramıyla açıklar. Ona göre bu kavram, mizahtan çok farklıdır.

Yorum Yaz

Yorum göndermek için buraya tıklayın

Web Site Hakkında

Sivrihisar Web Medya

Sivrihisar Şehrengizi

sivrihisar sehrengizi 1 - Nasreddin Hocayı Anmak ve Anlamak

Gönül Dağı Dizi Film

dizi